30 Aralık 2007 Pazar

kontrol girişimi Vs fena hali



Kişi içinde bulunduğu herhangi bir sistemi (: aile, arkadaş grubu, sınıf, çalışma takımı, parti, cemaat, ülke, dünya, doğa,,) kontrol etmeyi denediğinde, kendisini o sistemden dış(ta)lamış olur. Ve kontrolü kaybetmeden hareket etmeyi denediği her adımda, seçenekleri biraz daha azalır. Öyle ki, belirli bir eşikten sonra artık kontrol etmeyi denediği şey tarafından kontrol edilir hale gelir.

Gerçekleşen kontrol devir teslimi bir süre fark edilmeyebilir. Ama önünde sonunda, kişi başlattığı oyunu kaybeder! Yenilgi kaçınılmazdır.. Zira yenilgi, yenginin edilgenidir. Ve böyle bir oyunda kişi etken olarak uzun süre oyunda kalamaz.

Sorun kontrol etme girişimdedir, sonrasında gerçekleşen herhangi bir şeyde değil! Yengi için kişinin öncelikle bu girişimden vazgeçmesi gerekir. Peki bu vazgeçiş nasıl olmalı?

Vazgeçiş başkalarının girişimlerini de önleyecek nitelikte bir vazgeçiş olmalı! Ve bu ancak ve ancak içinde bulunulan sistem ile bir-leşme, bütünleşme ile gerçekleşebilir. Bir anlamda, bir fena hali içine girme ile..

Kişi fena halindeyken, normalde yapamadığı şeyleri yapabilir:

Muhabbette fena haline ulaşan, bir araya getiremediği birçok düşünceyi bir çırpıda, büyük bir akıcılıkla ve çok az bir kayıpla toparlayıp karşısındakine aktarabilir. Öğretimde fena haline ulaşan, bir an önce kendisinin bile bildiğini bilmediği şeyleri anlatabilir öğrencilere. Top oynarken fena haline ulaşan, yapabileceğini hayal bile edemediği hareketleri ve atışları yapabilir. Ve kendisinde fena haline ulaşılan iş ne kadar büyükse, gerçekleşmesi o kadar güç görünen hayaller canlanıverir.

Birçok şey de fena haline ulaşılmadan yapılamaz aslında. Hatta, fena haline ulaşılmazsa bazı işlere girişmek işkenceye bile dönüşebilir. Gondola binmek gibi..

Kişi gondola bindikten sonra kendisini kasar ve düşmemek için çabalarsa, gondoldan indiğinde omzu, kolları ve ayakları tutulmuş olabilir ve bir hafta kadar bunların acısı geçmez. Bir de mide bulantısı ile kusma riski var tabii..

Oysa gondolda fena haline ulaşan birisi - mesela en arkaya geçip, vücudunu hiç kasmayan ve en yüksek noktada bir öndeki sıraya kadar sarkan birisi – diğeri gibi sürtünmelerle karşılaşmaz hiç. Aksine, büyük bir haz duyar bu sırada..

Sözün özü, dışrağı kontrol etme girişiminde bulunmamakta ve fena haline ulaşmakta – ayrımın an(lam)sızlığını ayrımsamakta ve içrek/dışrak ayrımını yok etmekte – fayda var gibi. Ama atlanmaması gereken önemli bir başka nokta daha var: İçrekte kontrol meselesi..

İçrek kontrol girişimleri benzer bir sorunu tetikleyebilir mi?

Burada kimin, nasıl bir kontrol etme girişiminde olduğu önemli: Kişi kendiliğinden mi buna girişiyor, yoksa onunkisi diğer(ler)inindeki onun bir dolayı mı?

Kişinin kendiliğinden kontrol edemediği duygular genelde diğerlerindeki izinin tetiklemesiyle kontrol ediliyor olur ki aslında bunlar birer bağımlılıktır. Ve her bağımlılık gibi zararlıdırlar.

Kontrol edilebilirliğini belirleyen tek şeyin kişinin kendisi olduğu duyguların kontrol edilip, edilmemesi ise herhangi bir sorun yaratmaz. Özne de, nesne de zaten aynıdır çünkü! Duygunun kontrol edilmesi gerekiyorsa edilir, kontrol edilmemesi gerekiyorsa edilmez..

1 yorum:

,,sU LeKeSi dedi ki...

Revolver'ı yeniden izledim de.. ..Acaba fena haliyle ego-gölge ilişkisi ilintili olabilir mi? Düşünmeye değer..

iZ-LeYiCiLeR

e-PoSTa iLe İZ-Le