2 Aralık 2007 Pazar

DeNiZi KuRuTuLMuŞ BiR YoSuN

"Yok"lardan piramitler yaptım bulutlar üzerine.. ..ışıklarla yağmur damlalarını yakarken! Aynaya bir daha bak: Hala kalbinde miyim?

Bir elimde yüreğim, bir elimde damlalarım,, Bu şehirden gidiyorum. Gidiyorum, gidiyorum kalbinden! Gökyüzünde kaybolan bir yıldızı aramak için, yüreği yüreğimden bir martı gidiyor. Kanat çırparken, yolda.. ..öleceğini bile bile!

Bir yağmur damlası, onu bekleyen çiçeğe hayat veremeden.. Toprağa düşemeden.. Buharlaşıyor! Bekleyen kırmızı bir adamın yüreğindeki güneşin şiddetinden.. Bir çiçeğin boynu bükülüyor ve o kırmızı adam, yüreğinde güneşi, artık hep başka şehirlerde, hep başka duraklarda bekliyor! Bir umut daha buharlaşmasın, bir çiçek daha boynu bükük kalmasın diye..


Hiç söylenmeden bir türkü yarım kalıyor. Bir ben gidiyor benden gözlerimi parçalayarak. Işığım gidiyor o sarı gözlerimden..


Güneş denizi yakıyor. Denizin üzerinde parlayan o güneşten alevleri görüyorum.


Yosun kurutuyorum şimdileri avuçlarımın içinde. Yosunlarım denizimden uzak ve ben ağzı açılıp kapanabilen naylon bir poşet içinde taşımalıyım artık onları. Yosunlarım denizimden uzak bir poşet içinde şimdi: Ben senin denizinde boğulmuşken..


Denizi kurutulmuş bir yosunum simdi bu şehirde!


19/10/2001

,, oNuR

iZ-LeYiCiLeR

e-PoSTa iLe İZ-Le