13 Ağustos 2010 Cuma

FeysBuk

Feysbuk Eleştirisi: Fena fi’l-Feysbuk Hali
11 Ekim 2007, günlerden “Perşembe”

Vira Bismillah :)

Efenim.. Bu grup “Fena fi'l-Feysbuk hali”ne er(iy)enlerin yahut erme riski olanların toplaşması amacıyla uydurulmuştur. Bu hal, Feysbuk dahilinde gidilebilecek en ileri noktada olmayı, kişinin yaşamının Feysbuk yaşantısı içinde erimesini, ifade eder.

Bu halden evvel, sırasıyla geçilmesi gereken dört büyük kapı vardır.

1) Şeriat'ül-Feysbuk: Kişi bu kapıdan geçince, sadece yakın arkadaşlarına istek gönderir veya onlardan gelen istekleri kabul eder.

2) Tarikat'ül-Feysbuk: Kişi bu kapıdan geçince, artık gezinmeye başlar, arkadaşlarının arkadaşlarına bakınır olur.

3) Marifet'ül-Feysbuk: Kişi bu kapıdan geçince, "search" ile tanıdıklarını arar, bulamazsa onlara davet gönderir.

4) Hakikat'ül-Feysbuk: Kişi bu kapıdan geçince, grupları yakından takip eder, hatta grup kurar, yeri geldiğinde profil özelliklerine göre aramalar yapar, gerçek hayatta hiç tanımadığı insanlarla tanışır ve arkadaş olur.

Şimdilik vaktimiz ve yerimiz kısıtlıca olduğu için bu kapıları ve onlardan geçmek için gerekenleri derinlemesine açıklamıyoruz. Ammaa çok yakında, kavram uzayımız tastamam olacaktır ;) Şimdilik uzayımızı gerecek bazları belirlemek kafi..

Ey eren yahut erecek olan kişi! Unutma ki, sen Feysbuk'a bir adım yaklaşırsan, o sana 10 adım yaklaşacaktır!! Tövvvbe tövvvvbeee.. Ağlanacak halimize, gülüyoruz :P


Feysbuk Eleştirisininin Eleştirisi: Dünya İşleri
13 Ağustos 2010, günlerden “Cuma”

Ey Feysbuk er(iy)enleri.. Dünya işlerini dalıp, ihmal ettim sizleri. Affola.

Feysbuk diyarına ilk göç edenler olarak bizler, göçebe doğamızdan kurtulamadık bir türlü: Tam er(iy)ecekken sanal dünyada, uyanıveriyoruz bir anda. Zira sanal dünya ve gerçek dünya iki ayrık diyar bizim için.

İkinci göç dalgasındakiler ve de bizzat bu diyarda doğan bebeler ise hakikat'ül-Feysbuk'u iliklerine kadar içleşleştirmişler. Sanal ve gerçek ayrımı yok onlar için: İkisi hep beraber, hep içiçe oldu onlar için. Bunu anla(ya)mayan biz yaşlılar, kızıyoruz onlara, eleştiriyoruz gençleri. Neymiş? Bilgisayar karşısında tüketiyorlarmış günlerini.. Hadi canım, biz de.. Bize göre sanal bu diyarlar, bize göre yüz yüze görüşmek en doğru iletişim! Ve işte budur çağın gerisinde kalışımızın göstergesi.

Yarın çalışmaktan en yakın arkadaşımızla bile buluşmak için vakit kalmayacak.

Yarın sanal dünyadaki görüntüler hologramla olacak; dokunma, koklama,, bütün duyular uyarılacak.

Sonra devlet denilen hapisanelerin duvarları yıkılacak, dileyen dünyanın diğer ucuna taşınacak.

Sonra uzak gezegenlere götürülecek yaşam, aradaki uzaklıklar ışık yıllarını bulacak.

Bunları yapanlar biz olmayacağız, bunları yapacakları nasıl anlayacağız? Hadi canım biz de, kandırmayalım kendimizi: Dünya demek, “Yakın Olan” demek!

Hiç yorum yok:

iZ-LeYiCiLeR

e-PoSTa iLe İZ-Le